• Keremcan Görev Tamam ( 5 Kitap)

1)Keremcan İzci Kampında 

“Oleeey! Yaşasın kamp! Ruz-ruz-ruz! Kampa gidiyoruz!” diye çığlık çığlığa sevindi Keremcan... Ne zamandır bu haberi bekliyordu.

“İzci şendir” şarkısını söyleyerek eve geldi. Dedesi:

– Bu ne hal oğlum?

– Kampa gidiyoruz, dedi elindeki kâğıdı sallayarak.

– Ne kampı?

– Ne kampı olacak? Tabii ki izci kampı, dedi.

Ancak Keremcan’ın mutluluğu kısa sürdü. Ertesi gün okulda çocuklar kendi aralarında konuşuyorlardı:

– Geçen yıl izci kampını kurtlar basmış. Çok sayıda izci ağır yaralanmış!

– Kamptan iki çocuğu haydutlar kaçırmış, tüm aramalara rağmen bulamamışlar!

– Kör bir kuyuda insan kemikleri bulmuşlar!

– Dağda ne bulurlarsa yiyorlarmış!

Keremcan’ın içi kalktı birden. Katılım formunu verdiğine pişman oldu.

Sahiden izci kampı çocukların dediği gibi bir 
yer miydi?


2)Keremcan Sıfır Hataya Karşı 


Ah, şu kendini beğenmiş sinir kız! Keremcan’ın gözünün önünden hiç gitmiyordu alaylı gülüşü. 

– Dede, bir insan hem güzel hem de sinir bozucu olabilir mi?

Dedesi,

– Söylediklerinden bir kızla aranda sorun olduğunu anlıyorum, demesin mi! Keremcan kulaklarına kadar kızardı.

– Hayır, dede. Yanlış anladın. Bildiğin gibi değil, dedi. 

Dedesi bıyık altından gülerek,

– Bilmediğim çok şey olduğuna eminim. Doğrusunu anlat da öğrenelim o zaman, dedi.

– Dede sınıfımıza bir kız geldi. Hem çok çalışkan hem çok güzel hem de çok gıcık!

– Her şeyi anladım ama şu “gıcık” sözünü hiç anlamadım. Neden sınıf arkadaşın hakkında böyle düşünüyorsun?

– Çünkü çok tuhaf hareketleri var. Mesela, bugün dikte dersinde hiç yanlışı çıkmadı diye akşama kadar tavus kuşu modunda dolaştı ortalıkta. Bir de bana bakıp bakıp gülmesi yok mu? En çok sinirimi bozan da o oldu.

Keremcan, “Sıfır Hata” Bilgesu’yla girdiği birincilik mücadelesinde neler yaşayacak? Yeniden birinci olabilecek mi?


3)Keremcan / İcat Peşinde 


Keremcan’ın dedesi, köydeki evinin bahçesine; domates, biber, patlıcan, soğan, sarımsak, marul gibi sebzeler yanında kavun ve karpuz gibi meyveler de dikmişti.

Her şey yolunda giderken bir gün bahçedeki domateslerde gaga izine rastladılar. Domatesler gagalandıkları yerlerden çürümeye başlamışlardı. Kuşlar; kavun ve karpuzları ise olmasına dahi fırsat bırakmadan henüz ham iken oymaya başlamışlardı. 

Keremcan, dedesinin üzüntüsünü görünce onun için bir şeyler yapmaya karar verdi. Konuyu ailesine danıştı ve fikrini söyledi:

– Kuşları korkutmaya ne dersiniz?

– İyi ama nasıl, dedi annesi.

– Çok basit anneciğim, siz orasını bana bırakın!

Babası araya girerek şöyle dedi:

– Oğlum ne yapacağını söyle de bilelim! Belki bir yardımımız dokunur.

– Bostanın tam ortasına bir korkuluk yapalım.

– Bence bu iyi bir fikir! Üzerine bir de ses çıkaracak şeyler takmak lazım. Rüzgâr estikçe ses yapsın ki kuşlar kaçsın.

– Tamam baba! Bu da güzel bir fikir verdi bana. Sağ olasın!

Keremcan’ın yaptığı korkuluk işe yarayacak mı? Keremcan köyde daha ne tür icatlar yapacak?


4)Keremcan Sevgili Günlük 


Keremcan’ı, okulun giriş kapısında güler yüzlü, orta yaşın üzerinde bir adam resmi karşıladı. Yaklaştığında bunun bir imza günü etkinliği olduğunu gördü. Afişi uzun süre inceledi. 

– Yaşasın! Okulumuza yazar geliyor, dedi sevinçle.

Nihayet beklenen gün gelip çattı. Keremcan, hayatında ilk defa bir yazarla tanışıp, hem de imzalı kitabına sahip olacaktı. 

Sıra ona geldiğinde,

– Efendim, size bir şey sorabilir miyim, dedi. 

– Tabii ki sorabilirsin.

– Bir kitap nasıl yazılır?

– Kitap yazmak istiyorsun demek!

– Evet. Kütüphaneye aboneyim. Sürekli kitap alıp okuyorum.

– Başlangıç olarak gerekeni yapmışsın. Bunun ikinci adımı günlük tutmaktır. Sık sık yazma denemesi yapmalısın.

– Yazdıklarımın kayda değer olup olmadığını nasıl anlayacağım? Bana yardımcı olabilir misiniz?

– Madem bu kadar isteklisin, sana yardımcı olacağım, dedi ve cebinden bir kartvizit çıkararak Keremcan’a uzattı. 

Keremcan, sevinçten çığlık atmamak kendisini zor tuttu.

Keremcan, günlüğüne neler yazacak? Yazdıkları arkadaşları ve öğretmenleri tarafından beğenilecek mi? Peki kitap yazabilecek mi?


5)Keremcan Kitap Kurdu 


Annesi odasına girdiğinde yatağından çıkmış, feneri söndürüp çalışma masasının çekmecesine koymuştu bile. Lavaboda saçlarını tarıyordu. 

Odanın içinde aradığını bulamayan annesi tekrar seslendi. Bu sefer çağrısına karşılık alabildi.

– Efendim, anneee!

– Sabahtan beri seni çağırıyorum oğlum. Niçin ses vermiyorsun?

– Affedersin anneciğim, kapıyı çaldığını duymadım.

– Ne kapısı oğlum, davul çalsalar duymazsın. Her sabah aynı şey! Bir kere de...

– Tamam, anne! Tamam!

– Tövbe, tövbe! Haydi, çabuk kahvaltıya!

– Hemen geliyorum.

Bu sefer babası seslendi:

– Haydi, çocuğum gelsene sofraya!

– Geldim, baba!

Keremcan’ın sırrını merak ettiniz değil mi? Size şu kadarını söyleyelim; müthiş bir sır. En iyisi okuyun, öğrenin.


Kağıt: İthal kitap kağıdı

Ebat: 13,5 x 21

Cilt: Sert Kapak

Sayfa sayısı:160

Yorum Yap

Not: HTML'ye dönüştürülmez!
    Kötü           İyi

Keremcan Görev Tamam ( 5 Kitap)

  • Üretici: Nar Yayınları
  • Yazar: Hasan KARAHİSAR
  • Stok Durumu: Stokta var
  • 145,00TL
  • 102,00TL


Etiketler: Keremcan Görev Tamam ( 5 Kitap), Hasan Karahisar